<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yankı Psikoloji</title>
	<atom:link href="https://www.yankipsikoloji.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yankipsikoloji.com/</link>
	<description>İzmir Psikolog - Antalya Psikolog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Feb 2024 07:22:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.yankipsikoloji.com/wp-content/uploads/cropped-izmir-yanki-psikoloji-32x32.jpg</url>
	<title>Yankı Psikoloji</title>
	<link>https://www.yankipsikoloji.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇOCUĞUM ÇOK ÖFKELİ!</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/cocugum-cok-ofkeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 07:22:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=2214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir önceki yazımızda çocuklarda öfke duygusunun gelişimsel süreçte nasıl ifade edildiğini ve ebeveynlerin, bakım verenlerin bu durumda nasıl öfkeyi yönetebileceğini [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocugum-cok-ofkeli/">ÇOCUĞUM ÇOK ÖFKELİ!</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir önceki yazımızda <strong>çocuklarda öfke</strong> duygusunun gelişimsel süreçte nasıl ifade edildiğini ve ebeveynlerin, bakım verenlerin bu durumda nasıl öfkeyi yönetebileceğini anlatmıştık. Peki öfke ne zaman bir problem haline gelir, ve çocuklarda öfke problemi hangi nedenlerden ortaya çıkar buna da bir bakalım. Çocuklarda ne zaman öfke probleminden bahsedebiliriz? <strong>Öfke</strong>, çocuğun duygu dünyasının normal bir parçasıdır, ancak kalıcı bir soruna dönüştüğünde ebeveynlerin ve bakım verenlerin dikkatini gerektirir. <strong>Çocuklarda öfke probleminin</strong> belirtilerini tanımak, erken müdahale ve duygusal gelişim açısından oldukça önemlidir. Sık ve Yoğun Öfke nöbetleri Öfke problemi yaşayan çocuklar genellikle yaşa uygun tipik davranışların ötesine geçen sık ve yoğun <strong>öfke nöbetleri</strong> sergilerler. Öfke uyandıran olay ve çocuğun tepkisi arasında bir tutarsızlık gözlenebilir. Bu patlamalar görünüşte küçük hayal kırıklıkları tarafından tetiklenebilir ve yönetilmesi zor olabilir. Sürekli Muhalefet Çocuğun düzenli olarak otorite figürlerine direnmesi, tutarlı bir şekilde meydan okuması, altta yatan öfke probleminin göstergesi olabilir. Bu meydan okuma hem ev hem de okul ortamlarında ortaya çıkabilir ve ebeveynlerle, öğretmenlerle ve yaşıtlarıyla olan ilişkileri etkileyebilir. Agresif Davranış <strong>Öfke problemi yaşayan çocuklar vurma</strong>, ısırma, tekmeleme gibi fiziksel ifadelere başvurabilirler. Bu davranış çocukta öfke probleminin bir işaretidir. Kendilerine veya başkalarına zarar vermemeleri için dikkatli olmak gerekir. İzolasyon ve Geri Çekilme Öfke problemi bazen sosyal geri çekilmeye ve izolasyona yol açabilir. Öfke problemi yaşayan çocuklar yaşıtlarıyla yakınlık kurmakta zorlanabilir, bu da yalnızlık ve yabancılaşma duygularına yol açabilir. Duyguları İfade Etmede Zorluk Öfke problemi yaşayan çocuklar, otomatik olarak öfkeye başvurarak duygularını ifade etmekte zorluk yaşayabilirler. Bu, kendilerini etkili bir şekilde ifade etmek için gerekli duygusal kelime dağarcığından yoksun olduklarının bir işareti olabilir. Akademik Zorlanma Öfke problemi çocuğun akademik performansını etkileyebilir. Konsantrasyon zorluğu, sınıfta rahatsız edici davranışlar ve akademik başarıda genel bir düşüş, altta yatan duygusal zorlukların göstergesi olabilir.</p>
<h3>Öfke Probleminde Yardıma Ne Zaman Başvurulmalı?</h3>
<p>Bir çocuk sürekli olarak önceki yazımızda bahsettiğimiz tipik gelişim aşamalarının ötesine geçen öfke sergiliyorsa, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-karsiyaka-subesi-uzmanlarimiz/">profesyonel yardım</a> isteme zamanı gelmiş olabilir. Çocuğun öfkesi günlük hayatını, ilişkilerini ve okul yaşamını etkiliyorsa ve patlamaların yoğunluğu ve sıklığı artıyorsa bu, öfke problemi için profesyonel müdahalenin gerekli olabileceğinin açık bir göstergesidir. Ayrıca çocuğun öfkesine kendine zarar verme, başkalarına karşı saldırganlık ya da sosyal aktivitelerden uzaklaşma gibi kaygı verici davranışlar da eşlik ediyorsa bir uzmana danışılması önemlidir. Ebeveynler ayrıca çocuğun öfkesine katkıda bulunabilecek travma, kaygı veya depresyon gibi altta yatan sorunların belirtilerine karşı da dikkatli olmalıdır. Bir <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-psikolog-uzmanlarimiz/">terapistin</a> uzmanlığına başvurmak, öfkenin temel nedenleri hakkında değerli bilgiler sağlayabilir. Hem çocuk hem de bakım verenler bu yardımla, duygu düzenleme yöntemleri öğrenebilir ve etkili başa çıkma stratejileri geliştirebilir. Erken müdahale, çocuklarda öfke probleminin potansiyel olarak daha ciddi sorunlara dönüşmeden önce ele alınması ve yönetilmesinde önemli bir fark yaratabilir.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocugum-cok-ofkeli/">ÇOCUĞUM ÇOK ÖFKELİ!</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Öfke Problemi &#8211; ÖFKE NÖBETLERİ</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/cocuklarda-ofke-problemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 12:37:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=2094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Öfke Problemi Çocukluk büyümenin ve keşfetmenin zamanıdır. Ancak bu keşif sürecinde çocuklar, başta öfke olmak üzere bunaltıcı görünen duygular [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocuklarda-ofke-problemi/">Çocuklarda Öfke Problemi &#8211; ÖFKE NÖBETLERİ</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Çocuklarda Öfke Problemi</h1>
<p>Çocukluk büyümenin ve keşfetmenin zamanıdır. Ancak bu keşif sürecinde çocuklar, başta<br />
öfke olmak üzere bunaltıcı görünen duygular da deneyimler. Aslında <strong>öfke normal ve</strong><br />
<strong>koruyucu bir duygudur</strong>. Çocuğa bazı şeyleri sevmediğini ve ona bir şeylerin uygun<br />
olmadığını anlatır. Ara sıra öfke gösterileri gelişimin normal bir parçası olsa da, <strong>çocuklarda</strong><br />
<strong>kalıcı ve yoğun öfke problemi</strong> ebeveynler ve bakım verenler için endişe kaynağı olabilir.</p>
<p>Peki öfke gelişim dönemlerinde nasıl gözükür, ebeveyn ve bakım verenler bu öfkeyi<br />
yönetmek için ne yapabilirler? Hangi durumlarda öfke bir ‘problem’ haline gelir?<br />
Gelişim aşamalarına göre öfke ve bakım verenlerin yapabilecekleri<br />
Çocuklar, her birine benzersiz zorluklar eşlik eden çeşitli gelişim aşamalarından geçerler.<br />
Çocuklar geliştikçe öfkeleri de farklı şekillerde, farklı nedenlerden ortaya çıkar.</p>
<h3>1-3 yaş arası çocuklarda öfke</h3>
<p>İlk yıllarda, küçük çocuklar yeni keşfedilen özerklik ve bağımsızlıkla boğuşurlar. Tam olarak<br />
ifade edilemeyen ihtiyaçları veya hayal kırıklıkları, öfke nöbetleri veya yaygın bir öfke ifadesi<br />
haline gelebilir. Bu <strong>öfke patlamaları</strong>, karşılanmayan arzulardan, belirlenen sınırlardan veya<br />
kurallarla dolu bir dünyaya uyum sağlamanın zorluğundan kaynaklanabilir.</p>
<p>★ Bu yaşlarda, ebeveynler ve bakım verenler, yeni yürümeye başlayan çocuklara<br />
duygularıyla nasıl başa çıkacaklarını modellemede ve öğretmede çok önemli bir rol<br />
oynarlar. Dikkat dağıtma ve alternatifler sunma gibi basit teknikler dikkatlerini yeniden<br />
yönlendirmeye ve öfkeyi dağıtmaya yardımcı olabilir.</p>
<h3>3-6 yaş arası çocuklarda öfke</h3>
<p>Okul öncesi dönemde çocukların iletişim becerisi gelişir, ancak öfke hala fiziksel eylemler,<br />
sözlü patlamalar veya meydan okumayla ifade ediliyor olabilir. Bağımsızlıklarını savunma<br />
konusunda daha iddialı hale gelebilirler, bu da otorite figürleriyle çatışmalara yol açabilir.</p>
<p>★ Bu aşama ebeveyn ve bakım verenlerin net beklentiler ve sınırlar koymasını gerektirir.<br />
Sınırlar dahilinde seçenekler sunmak, okul öncesi çocukları güçlendirir ve kontrol<br />
duygusu geliştirmelerine yardımcı olur. Ayrıca, temel problem çözme becerilerini<br />
öğretmek onları duygularını yapıcı bir şekilde ifade etmeye teşvik eder.</p>
<h3>6-12 yaş arası çocuklarda öfke</h3>
<p>Çocuklar okul çağına girerken akran etkileşimleri ve akademik zorluklar ön plana çıkar. <a href="https://www.yankipsikoloji.com/ofke-kontrol-problemi/">Öfke</a>,<br />
algılanan adaletsizliklere, rekabete veya dışlanma duygularına tepki olarak ortaya çıkabilir.<br />
Sosyal karşılaştırma hayal kırıklığını ve öfkeyi körükleyebilir.</p>
<p>★ Bu aşamada <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-ebeveyn-danismanligi/">ebeveynler</a> ve bakım verenler için açık iletişimi teşvik etmek ve çocuklara<br />
çatışma çözme becerilerini öğretmek çok önemli hale geliyor. Bu aşamada duygusal<br />
zekanın gelişiminin desteklenmesi, karmaşık sosyal dinamikleri yönetmekte çocuğa<br />
yardımcı olur. <strong>Çocuğun öfkesini yönetmesi için</strong> onun duygularını adlandırması, sözlü<br />
olarak ifade etmesi ve akranlarıyla empati kurması için modellenmesi ve teşvik<br />
edilmesi gerekir.</p>
<h3><strong>12-18 yaş arası çocuklarda öfke</strong></h3>
<p><a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocuk-ergen-psikolog/">Ergenlik</a>, kimlik oluşumunun ve kişisel farkındalığın arttığı bir dönemdir. Gençler kimlik<br />
sorunları, akran baskısı ve özerkliğin getirdiği zorluklarla uğraştıkça öfke yoğunlaşabilir.<br />
Algılanan adaletsizliklere ve otoriteye karşı isyan da öfkenin yaygın bir ifade biçimidir.<br />
★ Bu dönemde öfkeyi yönetmek için gençlere sınırlar dahilinde özerklik sağlamak<br />
sorumluluk duygusunu geliştirir. Günlük tutma veya spor gibi sağlıklı ifade yollarına<br />
yönlendirilebilirler. Güven ve saygıya dayalı iletişim, bu dönüştürücü aşamada öfkeyi<br />
yönlendirmede çok önemlidir.</p>
<h2>Ne zaman öfke ‘problem’ haline gelir?</h2>
<p>Ara sıra öfke gösterileri büyümenin normal bir parçası olsa da, tetikleyici olaylarla orantısız<br />
görünen sürekli ve yoğun tepkiler, altta yatan bir soruna işaret edebilir. Günlük yaşamı<br />
engelleyen sık sık yaşanan öfke patlamaları endişe kaynağı olabilir.</p>
<p><strong>Çocuklarda öfke patlamalarının</strong> süresi başka bir önemli faktördür. Çocuğun gelişim aşamasına göre<br />
beklenenden daha uzun süren uzun süreli öfke nöbetleri veya yoğun öfke, daha derin bir<br />
duygusal zorluğun göstergesi olabilir.<br />
Sürekli olarak akranlarla, öğretmenlerle veya aile üyeleriyle gergin ilişkilere yol açan<br />
öfke endişe kaynağı olabilir. Eğer bir çocuğun öfkesi onu sosyal aktivitelerden<br />
uzaklaştırıyorsa veya sağlıklı bağlantılar kurma yeteneğini engelliyorsa, bu durum dikkat<br />
gerektirir.</p>
<p>Öfke başkalarına karşı fiziksel veya sözlü saldırganlık olarak ortaya çıktığında, güvenlik<br />
endişesine dönüşebilir. Tipik çocukluk çağı çatışmalarının ötesine geçen saldırganlık<br />
eylemleri, altta yatan bir soruna işaret edebilir.</p>
<h3><strong>Öfke Probleminde Ne zaman Yardım Alınmalı?</strong></h3>
<p><strong>      Çocuğun öfke problemi</strong> için ne zaman <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-karsiyaka-subesi-uzmanlarimiz/">profesyonel</a> yardım alması gerektiğini bilmek onların<br />
rahatı ve iyiliği açısından çok önemlidir. Öfke kalıcı, yıkıcı bir güce dönüşüyorsa, ilişkileri,<br />
akademik çalışmaları veya günlük işleyişi etkiliyorsa bir uzmana danışma zamanı gelmiştir.<br />
Aşırı veya uzun süreli <strong>öfke nöbetleri</strong>, fiziksel saldırganlık veya duygusal sıkıntı belirtileri,<br />
uzman rehberliği gerektiren altta yatan sorunlara işaret edebilir. Bir ebeveyn veya<br />
bakımveren olarak çocuğunuzun öfkesinin tipik gelişimsel ifadelerin ötesinde olduğunu<br />
düşünüyorsanız, ona ulaşmaktan çekinmeyin. Erken müdahale, hem çocukları hem de<br />
ebeveynleri bu duyguları yapıcı bir şekilde yönlendirmek ve yönetmek için gereken araçlar<br />
sağlayabilir.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocuklarda-ofke-problemi/">Çocuklarda Öfke Problemi &#8211; ÖFKE NÖBETLERİ</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVGİSİZ BÜYÜMÜŞ İNSANLAR</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/sevgisiz-buyumus-insanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 08:54:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklar içinde büyüdükleri çevredeki sözel ve sözel olmayan tüm verileri bir sünger gibi çekerek toplarlar. Sosyal öğrenme yoluyla ebeveynlerini gözlemler [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/sevgisiz-buyumus-insanlar/">SEVGİSİZ BÜYÜMÜŞ İNSANLAR</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar içinde büyüdükleri çevredeki sözel ve sözel olmayan tüm verileri bir sünger gibi çekerek toplarlar. Sosyal öğrenme yoluyla ebeveynlerini gözlemler ve hareketlerini taklit ederler. İlk yıllarda sadece aile çevresinde bulundukları için evde öğrenilenler evrensel gerçekler olarak benimsenir. Böylece çocuk dünyada var olmayı içinde bulunduğu ilk ortam olan aile çevresi sayesinde öğrenir.</p>
<p><strong>Çocuğun içinde büyüdüğü çevredeki</strong> bakımverenlerinin temel görevleri, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak, çocuğu zararlara karşı korumak, ihtiyaçları olan şefkati ve sevgiyi sağlamak ve ahlaki değerler kazanmaları konusunda rehberlik etmek olarak sıralanabilir. Bu görevlerin yerine getirilmesi sağlıklı, etkili ebeveyn tutumlarının varlığında mümkün olur.</p>
<h2>ÇOCUKLAR NEDEN SEVGİSİZ HİSSEDER?</h2>
<h3>Ebeveynlerin Tutarsız Davranışlarının Çocuğa Etkileri Nelerdir?</h3>
<p><a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-ebeveyn-danismanligi/">Ebeveynlerin tutarsız yaklaşımları</a> çocukta belirsizlik ve güvensizlik hissi yaratır. Oyunun kuralları hiç beklenmeyen bir anda, tamamen nedensiz bir şekilde değiştiğinden dolayı çocuk sürekli yetersiz hissetmeye başlar, kontrol sürekli ebeveynlerdedir. Çocuk her davranışıyla ilgili günden güne değişen yapıcı veya yapıcı olmayan tutarsız yaklaşımlara maruz kalır. Tutarsızlık güven duygusunu zedeler, dolayısıyla güven duygusu sürekli zedelenen bir çocuk sevgi ve şefkat gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması konusunda da zorluk yaşar.</p>
<h3>Sevgi Göstermeye Engel Durumlar Neler Olabilir?</h3>
<p>Kendi yaşamı ve kişiliği ile ilgili çok fazla sorun yaşamayan ebeveynler çocuklarını kontrol etme ihtiyacı hissetmezler. Fakat işlevsiz yaklaşım gösteren ebeveyn veya ebeveynler yaşamla ilgili pişmanlıklarını, keşkelerini, tatminsizliklerini ve terk edilme korkularını bazen fark etmezler. Bu duyguları çocuklarının yaşantısında yani farklı bir zamanda, farklı bir kişilikte ve farklı bir durumda ele alma hatasına düşerler. Çocuklarının bağımsızlıkları söz konusu olduğunda onlar için sanki vücutlarından bir parça kopacakmışçasına sorun yaşarlar. Çocuğu bir birey olarak görmeyi zorlaştıran bu tutum aynı zamanda yalnızca ebeveynin ihtiyacına yönelik işlev gösterebilir. Dolayısıyla çocuğun temel ihtiyacı olan sevgi ve şefkat duygusu yerini ebeveynin duygusal ihtiyaçlarına bırakır.</p>
<p>&#8220;Keşke Hiç Doğurmasaydım Seni&#8221;<br />
Birçok ebeveyn iyi yönetilemeyen bir kriz anında, zorlayıcı bir yaşam olayının varlığında çocuğuna olumsuz sözler söylemektedir. Bazı ebeveynler ise doğrudan ve açık bir biçimde çocuğuna kırıcı sözlerde bulunabilmektedir. Bazen bunu alaycı veya mizahi yoldan söylemek olumsuz yaklaşımı indirgeyici bir etki yaratıyor gibi gelebilmektedir ebeveynler için. Ancak tüm bu yaklaşımlar çocuğa verilen sevgiye ket vurmaktadır.</p>
<h3>Ebeveyn Beklentileri</h3>
<p>Mükemmeliyetçi tutuma yakın anne-babalar çocuklarının da davranışları konusunda beklentilere girerler. Çocuğun yaşamı üzerindeki beklentileri karşılandığı müddetçe mükemmel bir aile olacaklarına inanırlar. Kendilerinin kontrol edemedikleri alanlarla ilgili mükemmel olma beklentisi sonucunda çocuk başarısız olunca ailenin günah keçisi rolünü yine çocuk üstlenir. Ancak istikrar ve aile dengesini sağlama rolü ebeveynin görevidir, çocuğun böyle bir yükü üstlenmesi yine kendisine verilmesi gereken sevginin yerini alır. Çocuk hem suçlu hem başarısız hisseder.</p>
<p>&#8220;Kızını Dövmeyen Dizini Döver&#8221;</p>
<p>Birçok ebeveyn fiziksel şiddetin disiplin, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/sinirlari-korumak/">sınırlar</a> ve çocuk yetiştirme konusunda etkili olduğuna inanmakta. Çocuğa fiziksel zarar veren her türlü kötü muamele fiziksel istismardır. Fiziksel istismarda bulunan ebeveynlerin birçoğu kendi içinde büyüdükleri çevrede de duygularla veya öfke duygusu ile başa çıkmanın yolunun fiziksel şiddet olduğunu maruz kalarak öğrenmişlerdir. Bu öğrenme süreci fiziksel şiddete başvurdukları anda gösterdikleri davranışları da, çocuk üzerinde yarattığı etkiyi de anlamalarını zorlaştırır. Çünkü çocuk içinde bulunduğu çevrenin normlarını benimser, anne babasına duyduğu koşulsuz sevgisi ebeveyninin davranışlarını değerlendirme olanağı vermez. Çocuk belli bir gelişim dönemine kadar suçu kendine atfeder. Dolayısıyla yetişkin yaşamına gelip bir çocuk sahibi olan ebeveyn de suçlunun çocuk olduğu, sınırları öğretmenin yolunun <a href="https://www.yankipsikoloji.com/siddet-nedir/">şiddet</a> olduğu yanılgısına düşer. Kuşaklararası devam eden bir döngüye dönüşmesi profesyonel yardım alınmadığı müddetçe kaçınılmaz olabilmektedir.</p>
<h2>Sevgisiz Büyümenin Yetişkinlikteki Etkisi Nedir?</h2>
<p><strong>Çocukken ailesinden yeterince sevgi göremeyen kişiler</strong> “sevilmeye layık değilim” gibi köklü inançlara sahip yetişkinlere dönüşebilirler. Böyle bir düşünce yapısına sahip bireyler kendine de sevgi ve şefkat göstermekte zorluk yaşar. Yaşamın getirdiği zorluklarla mücadele etmekte zorlanırlar, daha çabuk öfkeye kapılırlar. Romantik ilişkilerini veya arkadaşlık ilişkilerini yürütürken zorluklar yaşayabilmektedirler. Çocukluk yaşamında deneyimledikleri zorlayıcı duyguları yeniden deneyimlemekten kaçınabilirler, ilişkilerinde duvarlar görebilirler. Reddedilme korkusundan dolayı ilişki sürdürme konusunda isteksizlik yaşayabilirler. Kişinin, <strong>çocukken sevgi görememesine neden olan koşullar</strong> güvensiz bağlanma kalıplarının nesiller boyu sürmesine sebep olabilir. Bu ve benzeri konularda duygusal zorluklar yaşıyor, günlük yaşamınızda aksamalar fark ediyorsanız profesyonel destek (<a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-psikolog-uzmanlarimiz/">psikolog, psikolojik danışman</a>) almaya ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/sevgisiz-buyumus-insanlar/">SEVGİSİZ BÜYÜMÜŞ İNSANLAR</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE KÖK AİLE SORUNLARI &#8211; Evlilikte Eş ve Aile Arasında Nasıl Denge Kurulur?</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/evlilikte-kok-aile-sorunlari-evlilikte-es-ve-aile-arasinda-nasil-denge-kurulur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 09:39:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiftler evlilik yoluna girdiklerinde ailelerin de bu sürece dahil olmasıyla sorunlar ortaya çıkabilir. Evlilik konusundaki beklentilerin yoğun olduğu bir toplumda [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/evlilikte-kok-aile-sorunlari-evlilikte-es-ve-aile-arasinda-nasil-denge-kurulur/">EVLİLİKTE KÖK AİLE SORUNLARI &#8211; Evlilikte Eş ve Aile Arasında Nasıl Denge Kurulur?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiftler evlilik yoluna girdiklerinde ailelerin de bu sürece dahil olmasıyla sorunlar ortaya çıkabilir. Evlilik konusundaki beklentilerin yoğun olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Aileler için evlenen kişiler halen onların çocuğudur ve aldıkları kararların doğru olması ile ilgili endişelenip çeşitli tavsiyelerde bulunabilirler. Bu davranışlar her ne kadar iyi niyetle yapılıyor olsa da çiftlerin sınırlarını ihlal eder ve olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilir. Bu durumu ailelere anlatmak her zaman kolay olmayabilir ancak sınırlarınızı ailelerinize karşı netleştirmeyi öğrenmeniz gerekir. Bir evliliğe ikiden az ya da ikiden fazla bilinç dahil olduğunda sistem bozulur ve sorunlar ortaya çıkar. Kendi evliliğinizde çift olarak kendi doğrularınız ve kendi istekleriniz ile yer almanız gerektiğini unutmayın. Evlilikte ailelerden değil eşten talep ve beklenti olmalıdır. İdeal gelin ya da damat olmak için değil ideal bir partner olmak için çabalamak ilişkilerin sağlıklı bir zeminde ilerlemesine olanak sağlar.</p>
<h2>Kök Aile Problemlerinin Nedenleri Nelerdir?</h2>
<p><strong>Kök aile problemleri</strong>, çoğu zaman hem evli çiftin ailelerle, hem de ailelerin birbirleriyle olan iletişim sorunlarından ortaya çıkmaktadır. Buradaki iletişimin bozulmasında en kritik sebeplerden biri aileler arasındaki kültürel farklılıklardır. Farklı kültürel altyapılardan gelen aileler kendi kültürlerindeki aile yapısı, gelenekler ve düşünme tarzı nedeniyle farklı isteklere ve yaklaşım biçimlerine sahip olabilirler bu durum da aileler arasında bir iletişim sorunu yaşanmasına yol açabilir. Aileler arasındaki gelir düzeyinin çok farklılaşması da bazı zamanlarda soruna sebep olabilir. Ekonomik düzeyi daha düşük olan tarafın çifte verdiği destek konusunda anlaşmazlık yaratabilir ve bu durum aile içinde yetersizlik duygusuna sebep olabilir.<br />
Bir diğer kök aile problemlerinden biri de <strong>ailelerin evlilik içinde yaşanan sorunlara karışmasıdır</strong>. <strong>Kök aileler</strong>, evlilik içinde yaşananlar ile ilgili sürekli fikir belirtiyorsa, çiftlerin beraber kurdukları yaşama düzenine müdahale ediyor ise sorun çıkması beklenen bir durumdur. Zaman zaman ailelerin çocuklarına tavsiyelerde bulunabileceği konular olabilir ama bu noktada nerede müdahale edildiğine ve bu müdahalenin talep edilip edilmediğine dikkat edilmesi gerekir.<br />
Kök aile problemleri bazen de eşlerden birinin <strong>partnerinin ailesiyle anlaşamaması</strong> durumunda ortaya çıkabilir. Kişinin; karşıdaki ailenin değerlerine, geleneklerine uyum sağlamakta zorluk yaşaması problemler çıkmasına sebep olabilir. Burada soruna yaklaşımdaki iletişim biçimi önemli bir rol oynar. Elbette uyum sağlanamayan noktalar olacaktır fakat bu durumda kişilerin arasındaki saygı ve iletişim dili anlaşmazlığın hangi noktaya ilerleyeceğini belirlemektedir.</p>
<h1>Evlilikte Eş ve Aile Arasında Nasıl Denge Kurulur?</h1>
<p>* Kök ailenizle olan ilişkinizde çocuk olduğunuzu kabul edin. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, asla anneniz ya da babanız için “mükemmel bir eş” olmanız mümkün değil. Çocuk olarak anne ya da babanın yerini alma sorumluluğunuz olmadığını fark edin.<br />
* Aileniz, sizin onlar için bir çocuktan çok daha fazla olmanıza ihtiyaç duyuyor gibi hissettirde de sınırlarınızı açık ve net bir şekilde onlara iletin.<br />
* Kendinize ve kurduğunuz yeni aileye karşı olan sorumluluklarınızı fark etmeye çalışın. Bu konudaki önceliklerinizi ifade etmek ve bazen hayır demek gerektiğini unutmayın.<br />
* İhtiyaçlarınızı ve isteklerinizi iki tarafı da eleştirmeden ifade etmeye özen gösterin.<br />
* Kendinizi dengelemek ve ilişkilerinizi düzenleyebilmek için sosyal çevrenin önemini göz ardı etmeyin ve kaynaklar yaratın.</p>
<h2>Evliliklerde Kök Aileye Sınır Koymak</h2>
<p>Ailenin herkesten ve her şeyden daha öncelikli olduğu fikri kulağa romantik ve masum gelse de birçok kişi için gerçeklikten uzak bir düzeni işaret ediyor. Aile içinde <a href="https://www.yankipsikoloji.com/sinirlari-korumak/">sınır koymayı</a> öğrenmek aslında bir aile içindeki kişilerin kendi duygu, düşünce ve arzularının fark edilmesine, saygı içinde yaşamalarına olanak sağlanmasına ve sevginin sürdürülebilir kalmasına yardımcı olur.<br />
Elbette ki sadece aile için değil sosyal ilişkilerimizin de sağlıklı ve sürdürülebilir olması için herkesin ilk olarak kendisini, daha sonra karşısındakini sevmesi ve öncelik sırasına koyması gerekir. Sınırlarımız temelde karşımızdakine, aslında onu daha sağlıklı bir yolla sevebilmemiz için neye ihtiyacımız olduğunu belirtir. Her birey ve aile içinde değişiklik mümkün olsa da çoğu zaman sağlıklı sınırlara sahip bir aile ilişkisi şu özelliklere sahiptir:<br />
* Hayır deme hakkına sahip olabilmek.<br />
* İstenen vakitlerde kendi kendine zaman geçirebilmek.<br />
* Özel kalması istenen bilgileri kendimize saklayabilmek.<br />
* Duygu, düşünce, hayat kuralları ve inançlar konusunda saygı görebilmek.<br />
* Yardım isteyebilmek.<br />
* Özellikle fikir istenen durumlar dışında tavsiye, yönlendirme, eleştiri almamak.</p>
<p>Yaşanan Sorunlara Nasıl Yaklaşmalıyız ?<br />
Evliliğin ilk yılları çiftler için zorlayıcı bir dönem olabilir. İki farklı kültürden, iki farklı aileden tek bir bütün kurabilmek kendi içerisinde emek ve sabır gerektiren bir durumdur. Bu sürece bir de çiftlerin kendi kök aileleri dahil olduğunda süreç daha da zorlayıcı bir hale dönüşür. Bu konularda çıkmaza giren ve destek almak isteyen çiftler bu konuda bir uzmana başvurabilirler. Sorunları ile ilgili aldıkları <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cift-terapisi/">çift ya da aile terapisinin</a> yanında evde dikkat edebilecekleri bazı kısımlar bulunmaktadır:<br />
Çiftler kök ailelerinden, yeni kurdukları aileye ne kadar çabuk adapte olur ve aradaki sınırları korumayı başarırsa, dışarıdan gelen müdahaleler daha hızlı sona erecektir.<br />
Çiftler partnerinin ailesini partnerlerine şikayet etmenin iyi bir çözüm yolu olmadığını kabul etmelidir. Partnerinin ailesini partnerine şikayet etmek yerine onlarla yaşanan sorunu çözüm odaklı bir yolla konuşmalıdır.<br />
Kök ailede zaman zaman sağlık, ekonomik, sosyal sorunlar ortaya çıkabilir. Bu tür durumlarda eşler beraber hareket etmeyi başarırsa hem <strong>kök aile</strong> hem de çekirdek aile psikolojik açıdan daha mutlu olacaktır.<br />
Herkesin ailesi kendisi için önemli ve değerlidir bu sebeple tehlike algılandığında her eş kendi değerini savunmak için harekete geçebilir. Bu durum unutulmamalı ve eşlerin birbirlerinin aile değerlerine tehlike algısı oluşturmasına fırsat verilmemelidir.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/evlilikte-kok-aile-sorunlari-evlilikte-es-ve-aile-arasinda-nasil-denge-kurulur/">EVLİLİKTE KÖK AİLE SORUNLARI &#8211; Evlilikte Eş ve Aile Arasında Nasıl Denge Kurulur?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KUMAR BAĞIMLILIĞI NASIL GEÇER?</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/kumar-bagimliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 09:52:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kumar Bağımlılığı, daha çok gelir kazanma düşüncesiyle elinde olanları gözden çıkarma, riske atma davranışına denir. Kumar bağımlılığı, günlük hayatın işlevselliğinin [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/kumar-bagimliligi/">KUMAR BAĞIMLILIĞI NASIL GEÇER?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kumar Bağımlılığı</strong>, daha çok gelir kazanma düşüncesiyle elinde olanları gözden çıkarma, riske atma davranışına denir. Kumar bağımlılığı, günlük hayatın işlevselliğinin bozulmasına sebep olmaktadır. <strong>Kumar bağımlısı olan bireyler</strong>, kendilerine zarar vermekle beraber ailelerine ve sosyal çevrelerine de zarar vermektedir. Büyük maddi kayıplara sebebiyet verebilen kumar bağımlılığı kişilerin hayatlarını birçok farklı boyutta olumsuz etkileyebilmektedir.</p>
<h2>Kumar Bağımlılığının Nedenleri Nelerdir ?</h2>
<p>Kumar bağımlılığının nedenlerini tek bir boyutta ele almak doğru olmaz. Kumar bağımlılığında, biyolojik faktörler kadar sosyal faktörler de oldukça fazla etkilidir. Sevilen bir yakının ölümü, boşanma, fiziksel hastalıklar, iş veya kariyerle ilgili olumsuz gelişmeler, aniden gelişen yüksek başarı, sosyal ilişkilerde zorluklar, alkol ve madde kullanımı kumar bağımlılığının gelişim sürecini hızlandıran ve bağımlılığın en başta oluşmasına sebep olabilen faktörlerlerdir.<br />
Kumar bağımlısı kişilerde:<br />
&#8211; Aile disiplininde tutarsızlık<br />
&#8211; Maddi simgelere aşırı değer verilmesi<br />
&#8211; Para biriktirmek, maddi gelecek planı yapmak gibi ekonomik davranışlara yeterince özen gösterilmemesi<br />
&#8211; Yaşamın erken yıllarında şans ve kazanmak gibi eğilimlerin olumlu tepkilerle desteklenmesi<br />
&#8211; Aile üyeleri arasında kumar oynamanın görülmesi<br />
&#8211; Toplum içerisinde piyango, loto, spor-toto gibi bahislerin yaygınlaşması kumar bağımlılığınına zemin hazırlayan faktörlerdir.</p>
<h3>Kumar Bağımlılığı Nasıl Oluşur?</h3>
<p>Kumar bağımlılığı çoğu zaman heves ile başlamaktadır. Fakat bu heves zaman içerisinde yerini daha çok kazanma hırsına bırakır ve kişiyi <strong>kumar oynamaya bağımlı</strong> hale getirir.<br />
* Kumar oynama üzerine aşırı derecede fazla düşünmek (geçmişteki kumar deneyimlerini yeniden yaşamak veya bir sonraki oyunu tasarlamak)<br />
* İhtiyaç duyduğu heyecan ve tatmin duygusu için giderek artan miktarlarda para ile kumar oynama düşüncesine sahip olmak.<br />
* Geçmişte başarısızlıkla sonuçlanan <strong>kumar oynamayı azaltma</strong>, kumar oynamayı kontrol altına alma veya kumar oynamayı bırakma denemeleri<br />
* Kumar oynamayı azaltma veya bırakma denemeleri sırasında huzursuz hissetmek<br />
* Sorunlardan kaçmak, olumsuz duygu durumdan uzaklaşmak, çaresizlik, suçluluk, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/anksiyete-kaygi/">kaygı</a> ya da <a href="https://www.yankipsikoloji.com/depreson-belirtileri/">depresyondan</a> kurtulmak için kumar oynamaya yönelmek<br />
* Kumarda kaybedilen parayı geri kazanmak için kumara geri dönmek<br />
* Oynadığı kumar miktarı ile ilgili sosyal çevresine ve <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-psikolog-uzmanlarimiz/">terapistine</a> yalan söylemek<br />
* <strong>Kumar bağımlılığı sebebi</strong> ile önemli bir ilişkisini, işini, eğitimi ya da mesleki fırsatları tehlikeye atmak veya kaybetmek<br />
* Kumar sebebi ile içine düştüğü maddi sıkıntılardan kurtulmak için başkalarına bel bağlamak</p>
<p>Kumar Bağımlılığı Riskleri Nelerdir?</p>
<p>Kumar bağımlılığının birçok farklı riski vardır. Bu risklerden bir kısmı şöyledir;<br />
* Kumar bağımlıları maddi kayıplarını tek seferde geri almayı ümit ederler. Bu durum gerçekleşmeyince bağımlı davranışlarını ve kayıplarını yalanlarla saklamaya çalışırlar.<br />
* Kumar oynamak için gerekli olan parayı sağlamak için; sahtekârlık, dolandırıcılık ya da hırsızlık gibi yasa dışı davranışlarda bulunabilirler.<br />
* Kumar bağımlısı kişiler, gergin ve saldırgan hale gelince sosyal ilişkileri bozulur.<br />
* Depresyon, intihar düşünceleri ve girişimleri olabilir.<br />
* Kumar bağımlılığı ile birlikte alkol ve madde kullanımı sıkça gözlenebilir.<br />
* Kaybedilen para sonrası yeme-içme, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanır hale gelebilirler.</p>
<p>Bağımlılığın Evreleri:<br />
Bağımlılık Balayı, Duraklama, Çöküş, Yıkılış olmak üzere dört temel evre olarak ele alınabilir.<br />
Balayı Evresi: Çoğu zaman kısa sürer ve kazancın yüksek olduğu bir dönemdir. Daha sonraki süreçlerde de bu dönem anımsanarak oynamak sürdürülür. Güç duygusu bu dönemde yoğun olarak hissedilir.<br />
Duraklama Evresi: Kayıpların peşine düşme bu evrede başlar. Kayıplar yükseldikçe kumar oynama davranışı giderek artmaya başlar. Borç alma ve kredi çekme bu dönemde yaşanabilir. Borcu borç ile kapatma davranışı sık görülür. Kazanma ve kaybetme döngüsü ardışık bir şekilde birbirini izler.<br />
Çöküş Evresi: Kayıpların yükseliş gösterdiği bir dönemdir. Alkol ve madde kullanımı bu evrede artar. Depresif belirtiler yoğunlaşabilir.<br />
Yıkılış Evresi:Tamamen ekonomik kaynakların tükendiği bir dönemdir. Yalan, illegal maddi kaynak kullanma, yasal sorunlar, sosyal sorunlar, depresyon ve intihar riskinin en yüksek görüldüğü evredir. Yaşanılan olumsuzlukları telafi etmek için tekrar kumara yönelinir ve yoksunluk belirtileri gözlenebilir.</p>
<h1>Kumar Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?</h1>
<p>Kumar bağımlılığı, tedavi sürecinin yaşam boyu sürmesi gereken bir sorundur. Kişiler öncelikle bir sorun olduğunu ve tedavinin gerekli olduğunu kabul etmelidir. <strong>Kumar bağımlılığının tedavisinde</strong> ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleri birlikte kullanılır. İlaç tedavisinde seratonin ve dopamin hormon dengelerini sağlayacak ilaçlardan destek alınır. Bunun yanında kumar bağımlılığı ile birlikte gözlenebilen depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların tedavisi için de antidepresan kullanılabilir. Psikoterapi sürecinde ise kullanılan en etkili yöntemlerden bir tanesi E<a href="https://www.yankipsikoloji.com/emdr-terapisi/">MDR Terapisidir</a>. Terapinin hedefi geçmişte danışanların yaşadığı travmalara odaklanarak, şimdiki zamanda yaşanılan sorunların temelinde yer alınan sorunu tedavi etmek ve bundan sonraki süreçte kazanılan yeni bakış açısı sayesinde daha olumlu davranışlar göstermesini sağlamaktır. EMDR terapisi ilaç tedavisi ile birlikte kullanıldığında kumar bağımlılarının bağımlılıklarından kurtulmaları konusunda oldukça etkili bir terapi yöntemidir.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/kumar-bagimliligi/">KUMAR BAĞIMLILIĞI NASIL GEÇER?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/yetiskinlerde-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2023 10:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, çocuklarda rastlanan bir hastalık olarak görülse de yetişkinlik döneminde de rastlanan bir durumdur. DEHB çocuklukta başlar [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/yetiskinlerde-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite/">Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite</strong>, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite/">çocuklarda</a> rastlanan bir hastalık olarak görülse de yetişkinlik döneminde de rastlanan bir durumdur. <strong>DEHB</strong> çocuklukta başlar fakat beynin temelinde yer alan farklılıklar yetişkinlik döneminde de devam eder. <strong>DEHB olan kişilerin</strong> hemen hemen yarısında davranışsal belirtiler yetişkinlik döneminde gözlenebilir.<br />
Yetişkinlerde gözlenen belirtiler şu şekildedir;<br />
* Konsantre olmakta zorluk<br />
* Görevleri tamamlayamama<br />
* Sabredememe ve aceleci davranma<br />
* İlişkileri sürdürmekte zorlanma<br />
* Dürtüsel davranışlar<br />
* Düzensiz ve plansız olmak<br />
* Zaman yönetimi konusunda zorlanmak<br />
* Çoklu görevleri takip etmekte zorlanmak<br />
* <strong>Aşırı hareketlilik</strong><br />
* Ruh halinin çok sık değişmesi<br />
* <a href="https://www.yankipsikoloji.com/ofke-kontrol-problemi/">Öfke</a> kontrolünde zorlamak<br />
* Stresli olaylara tahammülün çok az olması</p>
<h2>Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nasıl Anlaşılır ?</h2>
<p><strong>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu</strong> tanısı alan <strong>yetişkinlerde dikkat eksikliği belirtileri</strong> daha fazla gözlenirken çoğu zaman hiperaktiviteye ilişkin semptomlar azalır. Günlük hayatta DEHB tanısına sahip kişileri şu semptomları gözlemleyerek anlayabiliriz:<br />
1. Odaklanama konusunda zorluk yaşarlar. Diğer kişilerin konuşmasını dinlerken zorlanırlar ve ayrıntılara dikkat edemezler.<br />
2. Yaptıkları işten çok kısa sürede sıkılırlar, aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışırlar, risk almaya daha fazla meyillidirler, yaptıkları davranışların sonuçlarını düşünmezler, çok konuşurlar ve stabil ilişkileri yürütmekte zorlanırlar.<br />
3. Bir işe başlarken, sürdürürken ve bitirirken güçlük yaşarlar, unutkanlık ve geç kalma eğilimleri vardır. Kişisel eşyalarını daha sık kaybederler ve zamanlarını planlayamazlar.<br />
4. Zararlı madde kullanımına daha meyilli olabilirler.<br />
5. Sosyal ilişkilerinden çok çabuk sıkıldıkları için motivasyonlarını sürdürme konusunda zorluk yaşarlar.<br />
6. Bazı durumlarda yer aldığı ortamdan veya karmaşık düşüncelerden kaçmak isteyen kişiler, yaptıkları işlere aşırı odaklanarak zamanı ve içinde bulundukları gerçekliği unutma noktasına gelebilirler.<br />
7. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip kişilerde duygu değişimleri daha fazla gözlenir. Daha çabuk sinirlenebilirler, eleştiriye tahammül edemezler ve çok çabuk hayal kırıklığına uğrayabilirler.</p>
<h2>Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedenleri Nelerdir ?</h2>
<p><strong>Yetişkinlerde görülen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun sebepleri</strong> ile ilgili birçok bilimsel çalışma var olsa da elimizde yer alan veriler bu soruya tam olarak kesin bir yanıt için yeterli değildir. Bu bozukluk sadece tek bir sebep ile ortaya çıkmaz, birçok farklı etkenin birleşmesi ile gözlenir. Bununla birlikte bazı uzmanlar bu sorunun potansiyel sebeplerine ilişkin şu verileri bize sunuyorlar:<br />
* Genler<br />
* Hamilelik sürecinde kullanılan zararlı maddeler<br />
* Erken ve düşük ağırlıklı doğumlar<br />
* Beyin hasarları<br />
* Çevresel etkenler</p>
<h4>Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Testi</h4>
<p>DEHB tanısı koymak için bu konudaki uzman kişiler; danışanlarının semptomları dinler, tıbbi geçmişini öğrenir, davranışsal durumları ve aile geçmişi hakkında bilgiler alır. Aynı zamanda klinik görüşme esnasında dikkat, hiperaktivite ve dürtüsellik ile ilgili bazı testlerden yararlanılabilir. DEHB testi, yetişkinlerin gün içindeki davranış biçimlerini, hissettiklerini öğrenmeye yönelik sorulardan oluşur.<br />
Uzmanların gözlemleri ve testten elde ettikleri cevaplar sentezlenerek kişinin DEHB tanısının olup olmadığı sonucuna ulaşılabilir.</p>
<h3>Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisi</h3>
<p><strong>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi</strong> için öncelikli tercih edilen yöntem ilaç tedavisidir. İlaç tedavisine başlanırken kişinin hem tıbbi hem de psikolojik semptomlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. İlaç tedavisi ile beraber bu alanda uzman psikologlar tarafından bilişsel davranışçı ekoldeki psikoterapilerin eş zamanlı olarak uygulanması tedavinin olumlu yönde ilerlemesi açısından oldukça önemlidir. Yetişkinlerdeki dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için oluşturulan psikoterapi planlamaları çoğu zaman günlük işlevselliğinize yardımcı olacak öğrenme becerilerini içerir. Psikoterapi size şu konularda destek olabilir:<br />
* Zamanınızı yönetime ve organizasyon becerileriniz konusunda daha iyi olmanıza yardımcı olur<br />
* Dürtüsel davranışınızı nasıl kontrol edebileceğiniz ve azaltabileceğiniz ile ilgili becerileri öğretir<br />
* Problem çözme becerilerinize katkı sağlar<br />
* Benlik saygınızı geliştirmeniz konusunda size destek olur<br />
* Sosyal becerilerinizi geliştirmenin yollarını öğretir<br />
* Öfkenizi kontrolü konusunda neler yapabileceğinize ilişkin size yardımcı olur</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/yetiskinlerde-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite/">Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OKULA UYUM SÜRECİ &#8211; OKUL FOBİSİ</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/okula-uyum-sureci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 10:27:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1770</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların okula uyum sürecinde en çok zorlandıkları konulardan birisi okul korkusu/ okul fobisi olmaktadır. Çocukların okula başlamadan önce çok istekli [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/okula-uyum-sureci/">OKULA UYUM SÜRECİ &#8211; OKUL FOBİSİ</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların okula uyum sürecinde</strong> en çok zorlandıkları konulardan birisi <strong>okul korkusu</strong>/ <a href="https://www.yankipsikoloji.com/okul-fobisi/">okul fobisi</a> olmaktadır. Çocukların <strong>okula başlamadan önce</strong> çok istekli olmalarına rağmen okula gitme zamanı geldiğinde <strong>okula gitmekle ilgili isteksizlik</strong> yaşamaları <strong>okul fobisi</strong> olarak isimlendirilmektedir. Çocuğun okul çevresinde oluşan yoğun sıkıntı ve huzursuzluk duyguları sebebiyle <strong>okula gitmekten kaçınma davranışının</strong> oluşmasına <strong>okul korkusu, okul fobisi</strong> denilmektedir. Okul korkusunun / okul fobisinin okulun başladığı ilk günlerde ortaya çıkabildiği gibi herhangi bir zamanda da ortaya çıkması mümkündür.</p>
<p>Aşırı koruyucu bir <a href="https://www.yankipsikoloji.com/ebeveyn-danismanligi/">aile</a> yapısında büyüyen çocuklar ailenin çevrelerinde bulunmadığı bir ortamda yoğun <a href="https://www.yankipsikoloji.com/anksiyete-kaygi/">kaygı</a> yaşayabilmektedir.</p>
<h2>
ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU-FOBİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?</h2>
<p>Yoğunlukla okula gitme saati gibi sabah saatlerinde görülen belirtiler şunlardır:</p>
<ul>
<li><a href="https://www.yankipsikoloji.com/ofke-kontrol-problemi/">Öfke</a>, alınganlık, sinirlilik hali,</li>
<li><a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocuklar-neden-aglar-aglayan-cocugumun-sakinlesmesine-nasil-yardimci-olabilirim/">Ağlama nöbetleri</a></li>
<li>Uyku ve yemek düzeninde bozulmalar,</li>
<li>İştahsızlık,</li>
<li>Karın ağrısı,</li>
<li>Kusma, bulantı hissi.</li>
<li>Baş ağrıları,</li>
<li>Karın ağrıları, bulantı-kusma hissi,</li>
</ul>
<h2>Okula Uyum Sürecini Zorlaştıran Nedenler Nelerdir?</h2>
<p>Sosyal bir ortamda çekimser davranışlar gösteren <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocuklarda-ozguven-eksikligi/">utangaç çocuklar</a> arkadaş edinme konusunda zorluklar yaşayarak <strong>okula uyum</strong> sürecinde daha çok zamana ihtiyaç duyabilirler.</p>
<p><strong>Ayrılma kaygısı yaşayan çocuklar</strong> aileden ayrı kalmanın yarattığı mutsuzluktan dolayı okul fobisine/ <strong>okul korkusuna sahip</strong> olabilmektedir.</p>
<p>Mükemmeliyetçi ebeveyn tutumları <strong>çocuğun okulla ilgili algısını</strong> ebeveyni ile benzer bir noktaya taşıyabilmektedir. Anne ve babanın beklentilerinin varlığı <strong>çocuğun okula uyum sürecinde stres yaşamasına</strong> sebep olabilmektedir.</p>
<p>Çocuğun yeni durumlara adapte olma süreciyle ilgili genel yapısı, mizaç özellikleri okula uyum sürecinde belirleyici olmaktadır. Farklı bir ortamda, farklı insanlar ile bir arada olma, sınırları öğrenme, sınırlara uyumlu olma gibi süreçlerde zorluklar görülebilmektedir.</p>
<p>Kardeşin doğumu ve <a href="https://www.yankipsikoloji.com/kardes-kiskancligi/">kardeş kıskançlığı</a>,<br />
Ailenin taşınması/ ev değiştirmesi, göç etmesi gibi çevresel değişiklikler,<br />
Çocuğun <a href="https://www.yankipsikoloji.com/tek-ebeveyn/">ebeveynlerden</a> birini veya başka bir yakınını kaybetmesi, aileden birinin hasta olması, hastane süreci&#8230;<br />
Anne-baba arasındaki tartışmalar, ilişkiye dair devam eden sorunlar,<br />
Okuldaki öğretmen ya da öğrencilerin olumsuz davranışları&#8230; Bu ve buna benzer durumlarda okul fobisi / okul korkusu ortaya çıkabilmektedir.</p>
<h1>Okula Uyum Süresinde Okul Korkusunun / Okul Fobisinin Tedavisi</h1>
<ul>
<li>Çocuğun mide bulantısı, kusma gibi fiziksel yakınmaları uzun süreçte devamlılık gösteriyor ise doktorunuza başvurun.</li>
<li>Çocuğun okula dair belirttiği sorunların varlığında okul ortamını gözlemleyin, öğretmenleri ile bu konuyu beraber değerlendirin.</li>
<li>Çocuğunuzun korkularını ele alın, korkuları hakkında konuşabilmek için onu teşvik edin.</li>
<li>Okula gitmeden önce evde, okul kapısında, onu ne zaman ve nereden alacağınızla ilgili net bilgiler verin. Okuldaki acil bir durumun varlığında nasıl bir yardım süreci</li>
<li>olduğundan kısaca bahsedin.</li>
<li>Anne baba ve öğretmenlerin eş zamanlı desteği ve yaklaşımı okula uyum sürecini daha iyi hale getirmektedir. <strong>Okula uyum sürecinin daha çok zorlaştığı</strong> veya uzun süre devam ettiği durumlarda bir <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-psikolog-uzmanlarimiz/">uzmandan</a> (oyun terapisti, psikolojik danışman, psikolog, aile danışmanı, ebeveyn danışmanı&#8230;) profesyonel yardım almak gerekli olabilmektedir. Okul fobisi ve okula uyuma dair zorluklar <a href="https://www.yankipsikoloji.com/oyun-terapisi/">oyun terapisi</a> sürecinde sıklıkla ele alınan konulardan birisi olmaktadır.</li>
</ul>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/okula-uyum-sureci/">OKULA UYUM SÜRECİ &#8211; OKUL FOBİSİ</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik destek alma kararı sizin için zor mu?</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/psikolojik-destek-alma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 10:34:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1711</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikolojik destek alma kararı sizin için zor mu? ‘Psikolojik destek almam gerektiğini nasıl anlayabilirim, gerçekten ne zaman desteğe ihtiyacım var’ [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/psikolojik-destek-alma/">Psikolojik destek alma kararı sizin için zor mu?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Psikolojik destek alma kararı sizin için zor mu?</h1>
<p>‘<strong>Psikolojik destek</strong> almam gerektiğini nasıl anlayabilirim, gerçekten ne zaman desteğe ihtiyacım var’ gibi soruları kendinize sık sık soruyor olabilirsiniz. Olumsuz duyguları yoğun hissettiğiniz için kısıtlandığınızı fark ettiğinizde, sorunlarla yalnız baş etmek sizi zorladığında, kendinizde beğenmediğiniz özellikler fark edip değişim istediğinizde, ilişkilerinizde sorunlar yaşadığınızda veya kendinizi daha iyi tanımak istediğinizde <strong>psikolojik destek almaya karar</strong> verebilirsiniz.<br />
<strong>Psikolojik destek alma</strong> düşüncesi, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/anksiyete-kaygi/">kaygı</a> veya korku yaratıyor olabilir. Sizi hiç tanımayan birine yüzleşmekten kaçındığınız konuları, duygularınızı açmak; neler konuşacağınızı bilememek, yargılanma korkusu, değişmeyi başaramama düşüncesi gibi durumlar psikolojik destek almanızı engelliyor olabilir. Çevrenizden duyduğunuz olumsuz deneyimler veya yanlış bilgiler de sizi engelliyor olabilir.</p>
<p>Hiç tanımadığınız birine duygu ve düşüncelerinizi açma fikri veya yargılanma, anlaşılmama düşünceleri elbette rahatsızlık verici olabilir. Ancak güven, <strong>terapist</strong> danışan arasında olmazsa olmazdır. <strong>Terapist ve danışan arasında güven ilişkisi</strong> kurulmadan <strong>psikolojik destek sağlamak</strong> mümkün değildir. <strong>Terapiste bir anda güvenmek</strong> ve rahatça kendini açmak çoğu insan için zor olabilmektedir.</p>
<h2>
Terapistime Nasıl Güvenebilirim?</h2>
<p><strong>Terapist ile güven ilişkisi kurmak</strong>, öğrenilen ve aceleye getirilmemesi gereken hassas bir süreçtir. Bu süreç içerisinde deneyimli ve yetkin bir terapist oldukça dikkatli davranır, danışanın kişilik yapısına, seanslardaki duygu durumuna, tutum ve davranışlarına uygun şekilde ilerler, danışanın yaşadıklarına karşı duyarlı olur. Değişim, karşılıklı güven oluştuğunda danışanın kendisini açmaya başlaması veya bunun için çaba harcaması ile gerçekleşmektedir. Terapinin kişiyi yargılamayan ve tamamen anlamaya yönelik bir süreç olduğunu bilmek, bu konudaki kaygı ve korkuları azaltmaya yardımcı olur.</p>
<h2>
Psikolojik Destek Alırken Değişim Şart mıdır?</h2>
<p>Değişim, olumlu yönde olsa da stres verici olabilir. Değişimin ürkütücü olmasından kaynaklı korku duymak doğaldır. Değişim, farklı düşünce kalıpları, davranış ve tutumlarını beraberinde getirebilir. Oluşan bu değişime uyum sağlamak her zaman kolay olmayabilir ancak terapi, bazı değişikliklerin oluşması gereken bir süreçtir. Terapiye başlarken değişimin gerekli olduğunu, oluşan değişim sonucunda stres yaşamanın olası bir durum olduğunu ve terapist yardımıyla stres ile baş etmeyi ve değişime uyum sağlamayı öğreneceğini bilmek önemlidir.<br />
Hiçbir terapi için “kesin çözüm” demek mümkün değildir ancak iyi ve deneyimli <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-psikolog-uzmanlarimiz/">psikologların</a>, danışanları ile güvenli terapötik ilişki ile hedeflere ulaşması konusunda sağlıklı ve etkili sonuçlar alınmaktadır.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/psikolojik-destek-alma/">Psikolojik destek alma kararı sizin için zor mu?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EN SIK YAPILAN DÜŞÜNCE HATALARI NELERDİR? Bilişsel Çarpıtmalar</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/dusunce-hatalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 10:21:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilişsel Çarpıtmalar / Düşünce Hataları Duygu Düşünce ve Davranışlarımız Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır ? Duygu, düşünce ve davranışlarımız bir [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/dusunce-hatalari/">EN SIK YAPILAN DÜŞÜNCE HATALARI NELERDİR? Bilişsel Çarpıtmalar</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bilişsel Çarpıtmalar / Düşünce Hataları</h1>
<h2>
Duygu Düşünce ve Davranışlarımız Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır ?</h2>
<p><strong>Duygu, düşünce ve davranışlarımız</strong> bir bütündür ve birbirlerinden etkilenirler. Her insanın duygu ve davranışları başına gelen olayları nasıl yorumladığıyla bağlantılıdır.<br />
<strong>Olumsuz bir duygu durumu</strong> içerisinde olduğumuz zamanlarda <strong>zihnimizden geçen olumsuz düşünceler</strong> modumuzun daha da düşmesine sebep olur. Bazen de başlangıçta sahip olduğumuz olumsuz düşünceler duygusal durumumuzu olumsuz olarak etkileyebilir. Duygu ve düşüncelerimizin olumsuz olması ise çoğu zaman durumu daha iyi yönde düzenlemeye yarayacak yapıcı davranışlar yerine durumu bizim için daha da zor hale getirecek davranışlar içine girmemize sebep olabilir.<br />
Bütün bu ilişkinin yanında unutmamak gerekir ki olayları yorumlayan bilişsel sistemimiz her an en doğru ve en mantıklı çıkarımı yapmıyor olabilir. Herhangi bir durumu ya da olayı değerlendirmemizi sağlayan bilişsel sistemimiz bazı zamanlarda duruma ilişkin ipuçlarını daha farklı algılayıp durumu gerçekte olduğundan farklı yorumlayabileceği ihtimali her zaman vardır.</p>
<h1>Düşünce Hataları Ne Demek ?</h1>
<p><strong>Düşünce hataları</strong>, en basit haliyle beynimizin içinde çeşitli filtreler bulunduğunu düşünebiliriz. Bazı durumlarda olayları bu filtreleri kullanarak yorulmuyoruz. Bu sebeple de olayın gerçek rengini, şeklini ve yapısını fark edemiyoruz. Olayları bu filtreler doğrultusunda yorumluyoruz ve yanlış yorumlarda bulunabiliyoruz. Bu zihinsel filtrelerin oluşumu çocukluğumuzdaki deneyimlerimiz ile başlayıp, günümüze kadar yaşadığımız olaylar sayesinde şekilleniyor. Bu sebeple de bunlar bize ait bir parçaya dönüşüyor ve bu düşünce biçimini normal algılıyoruz. <strong>Düşünce hatalarımızın</strong> farkına varmıyoruz ve düşüncelerimizin ne zaman nasıl çarpıtıldığını fark etmiyoruz. Diğer bir değişle zihnimizin bizi kandırmasına izin vermiş oluyoruz.<br />
Özellikle de psikolojik rahatsızlıkları olan veya stres altında olan bir kişiler daha fazla düşünce hatası yapmaya meyillidirler ve bu durum duygusal durumlarını oldukça olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple olayları nasıl algıladığınız çok önemlidir ve duygularınıza şekil vererek yaşamınızı büyük ölçüde etkiler.</p>
<h1>EN SIK YAPILAN DÜŞÜNCE HATALARI NELERDİR?</h1>
<p>&#8211; <strong>Ya hep ya hiç şeklinde düşünme</strong>: Olaylar; siyah-beyaz, iyi-kötü gibi iki uçta düşünülür. Gri alanlar yok sayılır ya da görmezden gelinir.<br />
Örnek: tüm derslerimde başarılı değilsem, tamamıyla başarısız bir kişiyimdir.<br />
&#8211; <strong>Felaketleştirme</strong>: Olayları olağan sonuçları dikkate almadan abartılı bir biçimde olumsuz görme ve abartma durumudur:<br />
Örnek: Ayrılırsak yaşayamam.<br />
&#8211; <strong>Olumluyu Geçersiz Kılmak</strong>: Olumlu olayları görmezden gelmek ya da bu durumları değersizleştirmektir.<br />
Örnek: Eğer öğretmenim yardımcı olmasaydı bu ödevi asla tamamlayamazdım.<br />
&#8211; <strong>Duygusal Mantık Yürütme</strong>k: Düşünceden ziyade duygularımızı dikkate almak ve somut gerçekleri hesaba katmadan olayları duygularımızla değerlendirmek.<br />
Örnek: Aslında bazı şeyleri doğru yaptığımı görüyorum ama yine de kendimi aptal gibi hissediyorum.<br />
&#8211; <strong>Etiketleme</strong>: Diğer kişiler ya da kendimiz için olumsuz ve değişmez genel yargılarda bulunmaktır.<br />
Örnek: Ben çok işe yaramaz biriyimdir.<br />
<strong>Büyültme ve küçültme</strong>: Kendimizi, diğerlerini ya da bir durumu değerlendirirken olumsuz yanını büyütmek, olumlu yanını küçültmektir.<br />
Örnek: Aldığım bu not benim akıllı bir öğrenci olduğumu göstermez.<br />
&#8211; <strong>Zihin okuma</strong>: Başkalarının zihninden ne geçtiğini hiçbir somut kanıt olmaksızın tahmin etmek ve kendi tahminlerini doğru kabul etmektir.<br />
Örnek: Bugün bana günaydın yazmadı kesin artık beni sevmiyor.<br />
&#8211; <strong>Aşırı genelleme</strong>: Başımıza gelen bir olay\durum sonrasında benzeri her bir olay\durum için aynı şeyi düşünmek.<br />
Örnek: Günüm çok kötü başladı kesin geri kalanı da böyle geçecek.<br />
&#8211; <strong>Olmalı (-meli/-malı) ifadeleri</strong>: Kişinin, dünya hakkında olması gerekenlere dair katı kurallarının bulunmasıdır.<br />
Örneğin: Herkesi memnun etmeliyim.</p>
<h3>Düşünce Hatalarımızı Nasıl Değiştirebiliriz ?</h3>
<p>Günlük hayatta bu gerçek olmayan düşüncelerimizle ilgili farkındalık kazanmak için aşağıdaki soruları kendimize sorabiliriz. Bu sayede sahip olduğumuz <strong>hatalı düşünceler</strong> ile ilgili değişim yaratmak çok daha olası bir hal alır.<br />
* Durumu iyi bir şekilde değerlendirmeden acele bir şekilde sonuçlara mı atlıyorum ?<br />
* Bu şekilde düşünmek bana nasıl hissettiriyor ?<br />
* Bu düşüncenin avantaj ve dezavantajları neler ?<br />
* Ufak bir olumsuzluğu bir doğruymuş gibi mi düşünüyorum ?<br />
* Yaşanan tek bir olumsuz olay sonucunda diğer birçok durum için kötü çıkarımlar mı meyil ediyorum ?<br />
* Olayların olumlu olan kısımlarını görmezden mi geliyorum ?<br />
* Cevabı olmayan sorular mı soruyorum?<br />
* Sadece kendi bakış açımın doğru olduğuna inanıyor olabilir miyim ?<br />
* Elimde yeterli somut kanıt olmadan olaylar ve kişiler hakkında sonuca varmaya mı çalışıyorum?<br />
* Olayların olumsuz ilerleyeceğine dair önyargılarım olabilir mi ?<br />
* Tüm olayların tamamını benimle ilgili olarak mı değerlendiriyorum?<br />
* Tamamen hatasız olmaya mı çalışıyorum?</p>
<p>Uzman Psikolog Elif Can</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/dusunce-hatalari/">EN SIK YAPILAN DÜŞÜNCE HATALARI NELERDİR? Bilişsel Çarpıtmalar</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgüven eksikliği neden olur? Özgüven Eksikliği Nasıl Geçer?</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/ozguven-eksikligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jul 2023 09:28:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özgüven eksikliği, kişinin kendisine ve potansiyeline olan inancının düşük olduğu durumu ifade etmek için kullanılabilir. Özgüven, kişinin kendi yeteneklerine, öz [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/ozguven-eksikligi/">Özgüven eksikliği neden olur? Özgüven Eksikliği Nasıl Geçer?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özgüven eksikliği</strong>, kişinin kendisine ve potansiyeline olan inancının düşük olduğu durumu ifade etmek için kullanılabilir. <strong>Özgüven</strong>, kişinin kendi yeteneklerine, öz değerine ve potansiyeline olan güvenidir. <strong>Özgüven</strong>, kişinin hayatında birçok alanda etkili olabilmektedir. Örneğin; iş yaşamında, sosyal ve romantik ilişkilerinde, kişisel amaçların koyulmasında önemli bir yere sahiptir.</p>
<h4>Özgüven Eksikliği Belirtileri Nelerdir?</h4>
<ul>
<li>Çoğu zaman <a href="https://www.yankipsikoloji.com/degersizlik-hissi/">yetersiz</a>, <strong>değersiz ve bir işe yaramıyor gibi hissetmek.</strong></li>
<li>İnsanlara<strong> hayır demekte zorlanmak</strong>.</li>
<li>Yöneltilen olumsuz geri bildirimlerden kaçınmak.</li>
<li>Sosyal ortamlardan uzaklaşmak.</li>
<li>Dış görünüşünden rahatsız hissetmek.</li>
<li>Diğer kişilerle çok bağımlı ilişkiler kurmak.</li>
<li><strong>Karar alırken zorluk çekmek</strong>.</li>
<li>Kendimizle ilgili hep olumsuz yönleri görmek.</li>
<li>Yaşanmış olan küçük başarısızlıklar sonrasında kendinizi beceriksiz bir insan ilan etmek.</li>
<li>Bir hedef koymakta çok zorlanmak.</li>
<li>Diğer kişilerin daha üstün olduğunu düşünmek.</li>
<li>Sahip olduğumuz olumlu özellikleri küçümsemek.</li>
</ul>
<h4>Özgüven Eksikliği Neden Olur?</h4>
<ul>
<li>Yaşamın ilk yıllarında yakın çevredeki kişilerden sürekli “sen yapamazsın, beceremezsin” gibi eleştiriler almak.</li>
<li>Aşırı koruyucu <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-ebeveyn-danismanligi/">ebeveynlere</a> sahip olmak ve özgürlük alanınızın kısıtlanması.</li>
<li>Romantik ilişkilerde <a href="https://www.yankipsikoloji.com/aldatma-psikolojisi/">aldatılmak</a>.</li>
<li>Yaşanan bir başarısızlık sonrasında oluşan <a href="https://www.yankipsikoloji.com/anksiyete-kaygi/">kaygılar</a>.</li>
<li>Yaşanan olumsuz deneyimleri olduğundan daha fazla büyütmek ve bu durumlara takılı kalmak.<br />
<a href="https://www.yankipsikoloji.com/cocuklarda-ozguven-eksikligi/">*çocuklarda özgüven problemi yazımızı inceleyebilirsiniz.</a></li>
</ul>
<h4>Fiziksel Özgüven Eksikliği</h4>
<p><strong>Bedensel özgüven eksikliği</strong> çoğunlukla <a href="https://www.yankipsikoloji.com/ergen-psikolog-izmir/">ergenlik</a> veya yetişkinlik yıllarında görülür. <strong>Fiziksel özgüven eksikliği</strong> sonrasında kişiler aynaya küs bir hayat geçirebilir ya da sürekli aynaya bakarak kusurlu bulduğu şeyleri inceleyebilir. Fiziksel özgüven eksikliği olan kişiler:<br />
* Fiziksel kusurlarını çevrelerindeki kişilerle kıyaslarlar.<br />
* Fotoğraf çekilmek istemezler.<br />
* Sahip olduklarını düşündükleri kusurlarını saklamak için çok çaba sarf ederler.<br />
* İyi gözüktüklerine ikna olmak için başkalarının onayına ihtiyaç duyarlar.<br />
* Sosyal ortamlarda kişilerin kendileri hakkında olumsuz konuştuklarını düşünürler.<br />
* Bakım ritüellerini eksiksiz yerine getirmeye çalışırlar.<br />
* Sosyal etkinliklere katılmaktan çekinirler ve bu ortamlarda endişe hissederler.</p>
<h4>İlişkilerde Özgüven Eksikliği</h4>
<p>Mutlu ve sağlıklı şekilde ilerleyen bir ilişki, <strong>özgüveni olan</strong> bir partner ile mümkündür. Eğer <strong>özgüven eksikliği olan bir eş</strong> varsa, yaşanan ilişkide sorunlar gözlenmeye başlayabilir. <strong>Özgüven eksikliği</strong> sebebiyle; kendini açık bir biçimde ifade edememe, yaşanan <strong>tartışmalarda kendini savunamama</strong>, <strong>içe kapanma</strong> gibi problemler ilişkide gözlenebilir.<br />
<strong>İlişkide özgüven problemi</strong> yaşayan erkeklerin, anneleriyle olan ilişkileri bu durumun oluşmasında etkili olabilir, eğer anne ve oğlu arasındaki ilişki bağımlılık seviyesinde ise bu durumda kişi, eşinden annesinin davranışlarını bekleyebilir veya annesini kaybetme endişesi sebebiyle eşiyle sağlıklı bir ilişki yaşamakta zorlanabilir. Aynı şey ilişki içindeki kadınlar için de geçerli olabilir kendini yeterince tanımayan ve ifade edemeyen bir kişinin karşısındaki tanıyıp anlaması da çok zordur. <strong>İlişkilerde özgüven eksikliği</strong> yaşanıyor ise bu durunda <a href="https://www.yankipsikoloji.com/yetiskin-psikolojik-danismanlik/">bireysel</a> olarak ya da <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cift-terapisi/">çift</a> olarak destek almak gerekir çünkü <strong>özgüven ile ilişkili bir sorun</strong> yaşamayan kişi, kendi iç dünyasında mutludur ve partnerini mutlu edebilme potansiyeline sahiptir bu sebeple bu durumun fark edilmesi ve buna yönelik bir çözüm planı oluşturulması gereklidir.</p>
<h2>Özgüven Eksikliği Nasıl Geçer?</h2>
<p><strong>Özgüven eksikliğim nasıl geçer diye</strong> düşünüyor olabilirsiniz, <strong>özgüven eksikliğinin çözümünde terapi</strong> ve ilaç yoluyla kullanılabilir. Kişinin günlük rutininde yapacağı bir takım alıştırmalar da özgüvenini arttırmaya yardımcı olabilir. Örneğin;<br />
Olumlu taraflarınızı keşfetmeye çalışın ve buna odaklanın.<br />
<strong>Özgüven</strong>, kişinin başarı duygusunu deneyimlemesiyle gelişmedir bu nedenle mükemmel olmaya çalışmayın ve kendinizi sürekli olumsuz olarak eleştirmeyin. Denemeden ‘ben beceremem’ gibi cümleler kurmaktan kaçının.<br />
Sizi destekleyen kişilerle zaman geçirmeye özen gösterin.<br />
Olumlu ve olumsuz yanlarınız ile ilgili objektif değerlendirmeler yapın.<br />
Fiziksel görünüşünüze özen göstermeye çalışın.<br />
Tüm bu günlük alıştırmaların yanında <strong>özgüven eksikliğinden kurtulmanın en sağlıklı yolu</strong> bir <a href="https://www.yankipsikoloji.com/izmir-psikolog-uzmanlarimiz/">uzmandan</a> destek almaktır. <strong>Özgüven eksikliği tedavi yöntemleri</strong> arasında en etkili olan ve en çok kullanılan yöntemler, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/emdr-terapisi/">EMDR</a> ve <a href="https://www.yankipsikoloji.com/bilissel-davranisci-terapi-nedir-nasil-uygulanir/">bilişsel davranışçı terapidir</a>. Terapi seçeceğinin yanında <strong>özgüven eksikliği</strong> için ilaç tedavisi de uygulanabilir. <strong>Özgüven eksikliği için</strong> kullanılan ilaçlar terapi süreciyle birlikte yürütüldüğünde daha etkili olabilmektedir.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/ozguven-eksikligi/">Özgüven eksikliği neden olur? Özgüven Eksikliği Nasıl Geçer?</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Kendinizi Değersiz Hissediyorsunuz? Değersizlik Hissi</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/degersizlik-hissi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2023 13:55:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neden Kendinizi Değersiz Hissediyorsunuz? Değersizlik hissiyle baş edebilirsiniz. Öncelikle, değersizlik hissine neler sebep olduğunu bilmek gerekir. Düşüncelere, hislere ve duygulara [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/degersizlik-hissi/">Neden Kendinizi Değersiz Hissediyorsunuz? Değersizlik Hissi</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Neden Kendinizi Değersiz Hissediyorsunuz?</h2>
<p><strong>Değersizlik hissiyle</strong> baş edebilirsiniz. Öncelikle, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/degersiz-hissetmek/">değersizlik hissine</a> neler sebep olduğunu bilmek gerekir. Düşüncelere, hislere ve duygulara daha gerçekçi yaklaşmak asıl sebebi ortaya çıkarmakta fayda sağlar. Sizlere yardımcı olması açısından; aşağıda <strong>değersiz hissetmenize sebep olabilecek bazı durumlar</strong> yer almaktadır.</p>
<h4>
1.Zihinsel Sağlık</h4>
<p><strong>Değersiz hissetmek</strong>, temelde <a href="https://www.yankipsikoloji.com/depreson-belirtileri/">depresyon belirtileri</a> ile ilişkilendirilmektedir çünkü depresyonda yaşanan duygu durum bozukluğu genellikle kalıcı üzüntü, umutsuzluk, yalnızlık, suçluluk, motivasyon kaybı, utanç gibi duyguları doğrudan tetiklemektedir.<br />
<strong>Çocuklarda gözlemlenen değersizlik duygusu</strong> ise ihmal veya istismarın, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/akran-zorbaligi/">akran zorbalığının</a> göstergesi olabilmektedir.<br />
Bunlara ek olarak, şizofreni ve bazı kişilik bozukluklarının belirtilerinde de yer almaktadır.<br />
Özet olarak, depresyon yaşayan bireyler ve çocukken ihmal veya istismara uğramış yetişkinler sıklıkla değersiz hissetmektedir. Bir kısır döngü olarak, <strong>değersizlik hissi</strong>, kişileri depresyona daha yatkın hale getirebilir, ihmal ve istismara açık olmaya sebep olabilir.<br />
<strong>Değersiz hisseden kişi</strong>, depresyonda ise ve gerekli olan desteği almazsa, <strong>değersizlik duygusu</strong> ile intihara sürüklenebilir. Bu sebeple, destek alması büyük önem taşımaktadır.</p>
<h4>2.Fiziksel Sağlık</h4>
<p>Fiziksel açıdan kendisini sağlıksız hisseden kişiler, değersiz hissetmeye de yatkın olurlar. Örneğin, yürüme veya bazı gıdaları tüketme gibi konularda kısıtlanmalara maruz kalmak.<br />
Aynı zamanda <a href="https://www.yankipsikoloji.com/degersiz-hissetmek/">değersizlik duygusu</a> da, fiziksel sağlığı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durumun sebebi ise kendisini değersiz hisseden kişilerin, sağlıklarına dikkat etmemesi ve sigara, alkol, madde kullanımına yatkın olmasıdır.</p>
<h4>
3.Çocukluk Travmaları</h4>
<p>Yaşamınızda kalıcı izler bırakan olumsuz çocukluk anılarına sahip olmak değersizlik duygusunu olumsuz yönde etkilemektedir. Çocukluk dönemlerinde ihmal, istismar ve çevresindekiler tarafından kötü davranışlara maruz kalmış kişiler değersizlik duygusuna daha yatkındır. Çocuklukta yaşanan bu <a href="https://www.yankipsikoloji.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu/">travmalar</a>, <strong>önemsizlik ve değersizlik duygularını</strong> yetişkinliğe taşıyabilir. Araştırmalar gösteriyor ki, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu/">erken çocukluk travmalarının</a> daha sonraki değersizlik duygularıyla ilişkidir.</p>
<h4>
4.Karşılaştırma</h4>
<p>Çevrenizde daha önceden var olmuş veya şu anda var aşırı eleştirel, sizi başkalarıyla kıyaslayan kişiler varsa veya bunu kendi kendinize siz yapıyorsanız <strong>kendi değerinizle ilgili düşünceleriniz</strong> hızla olumsuz yönde değişebilir.<br />
Kendi varlığımız ve dünya hakkındaki duygu, düşünce ve inançlarımız çocukluk dönemlerinde oluşmaya başlar. Genellikle kendimiz ile ilgili oluşan duygu, düşünce ve inançlar etrafımızdaki kişilerin bize yansıttığı duygu, düşünce ve yargılardan etkilenir. Eğer kendinize karşı aşırı sert olan olumsuz bir benlik oluşturduysanız, bu durum kendi kişiliğinizi, bakış açınızı, görünüşünüzü, zekanızı diğer insanlarla kıyaslamaya iter. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırdığınızda ve bu karşılaştırmalar olumsuz hissettirdiğinde, kendinizi daha değersiz hissedersiniz. Bu tür olumsuz hislerle baş edebilmek için, başkalarında var olduğunu düşündüğünüz mükemmelliğin, gerçekçi olmadığını fark etmelisiniz.</p>
<h4>
5.Eleştiriler</h4>
<p><strong>Değersizlik duygusu</strong>, yaşamın erken dönemlerinde fazlaca eleştiriye maruz kalınmasıyla ilişkili olabilmektedir. Çünkü bu tür olumsuz deneyimler kişiyi doğrudan değersiz hissettirir. Bu hisler, zamanla birikerek artabilir, öz saygı ve öz değeri iyileşmesi zor bir hale getirebilir. Maruz kalınan eleştirilerden sonra sizde kendinizi acımasızca eleştirmeye başlayabilirsiniz.<br />
Çevrenizdeki kişilerin eleştirilerinden çekindiğiniz için problemlerinizi küçümseyebilir, hatalarınızı görmezden gelebilirsiniz. Ancak bu durum, söylenen yalanlar sebebiyle kendinizi daha fazla değersiz hissettirecektir.</p>
<h4>
6.Kaybedilen Roller</h4>
<p>Yaşamın her anında farklı yerlerde farklı rollere bürünüyoruz. Özel hayatımızda evlat, partner, anne/baba, dost, arkadaş gibi rollerimiz varken iş hayatımızda belirli ünvanlarla roller ediniriz. Bu rollerin herhangi biri veya birden fazlası zarar gördüğünde değersiz hissetmeniz olası bir durumdur.<br />
Örneğin; <a href="https://www.yankipsikoloji.com/bosanma-psikolojisi/">boşanma</a> gerçekleştiğinde ‘eş’ rolünü kaybetmiş oluruz. Böyle bir durumda kendi benliğinizi sorguladığınız veya kendinizi suçladığınız belli sorular, sorgulamalar öz değerinizi olumsuz etkileyebilir. Hayattaki tek bir rolümüzü kaybetmek, öz değerimizi tamamen yitirmemize yol açmasa da ağır bir hasar yaratabilir. Kaybedilen roller ardarda olduğunda, öz değer büyük ölçülerde zedelenebilir.<br />
Kaybedilen roller olduğunda minimum hasar ile kurtulabilmek için tüm rollerinizin dışında aslında kim olduğunuza odaklanıp kendinizi anlamanız ve onaylamanız önemlidir. Tüm bu roller yokken de vardınız ve değerliydiniz, roller kaybedilse de varsınız ve değerli olacaksınız. Varlığınız veya değeriniz çevrenizdeki kişilere veya sosyal statülerinize bağlı değildir.</p>
<h4>
7.Olumsuzluklar</h4>
<p>Yaşamın belli dönemlerinde, olumsuz durum veya kişilere fazlasıyla maruz kaldıysanız bu durumun sürekli olarak olumsuz gideceğini düşünmeye daha meyilli olabilirsiniz. Bu sebeple, kendinizi ve hayatı değersiz görmeye, motive olmanın anlamsız olduğunu düşünmeye başlarsınız. Ancak, yaşam her zaman iyi ve sorunsuz olamayacağı gibi sürekli kötü ve olumsuz da değildir. Yaşamınıza ve etrafımızdaki kişilere karşı olumsuz bir bakış açısıyla davranmak öz saygı ve öz değeri de olumsuz yönde etkilemektedir. Kendiniz için yapmanız gereken ne pahasına olursa olsun, olumsuzluklara yenik düşmekten kaçınmalısınız.<br />
Zaman zaman yaşanan olumsuz olaylara kendinizin sebep olduğunu hissedebilirsiniz. Yaşanan olumsuzlukları içsel sebeplere bağlamak, değersizlik başta olmak üzere <a href="https://www.yankipsikoloji.com/depreson-belirtileri/">depresyon</a> belirtilerimi tetiklemektedir.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/degersizlik-hissi/">Neden Kendinizi Değersiz Hissediyorsunuz? Değersizlik Hissi</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevirimiçi Terapi &#8211; Online Psikolog</title>
		<link>https://www.yankipsikoloji.com/cevirimici-terapi-psikolog-online/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jun 2023 11:21:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yankı Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yankipsikoloji.com/?p=1556</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde, yoğun iş temposu, uzak mesafeler ve hareketli yaşam tarzları, geleneksel yüz yüze psikolojik danışmanlık seanslarına ulaşmayı zorlaştırabilir. Ancak, şimdi [&#8230;]</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cevirimici-terapi-psikolog-online/">Çevirimiçi Terapi &#8211; Online Psikolog</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günümüzde, yoğun iş temposu, uzak mesafeler ve hareketli yaşam tarzları, geleneksel yüz yüze psikolojik danışmanlık seanslarına ulaşmayı zorlaştırabilir. Ancak, şimdi çevrimiçi psikolog hizmetleri, bu engelleri aşmanızı ve rahatlama ve destek için psikolojik danışmanlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaktadır. <strong>Online psikologlar</strong>, online terapi, çevrimiçi psikiyatri ve çevrimiçi psikolojik danışmanlık gibi hizmetler sunularak, bireylerin ihtiyaçlarına uygun esnek ve güvenli bir çözümler sunulmaktadır.</p>



<p><strong>Online Psikolog Hizmetlerinin Avantajları Nelerdir ?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Zamandan ve mekandan bağımsız erişim imkanı sağlar.</li>



<li>Uzak mesafelerde yaşayan bireyler için kolaylık sağlar.</li>



<li>İnsanlar arasında gelişmiş gizlilik sunar.</li>



<li>Yoğun bir yaşam tarzı olanlar için esneklik sağlar.</li>



<li>Pandemi gibi olağanüstü durumlarda güvenli bir seçenek sunar.</li>
</ul>



<p><strong>Online Psikolojik Danışmanlık Nasıl İşler?</strong></p>



<p>Çevrimiçi terapi seansları, video görüşmeleri yoluyla gerçekleştirilir. Güvenli ve şifreli platformlar üzerinden iletişim sağlanır.</p>



<p>Bireyler, kendi evlerinde veya tercih ettikleri herhangi bir konumda rahatlıkla seanslara katılabilirler.</p>



<p>Alanında uzman psikologlar, bireylerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş terapi ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sağlarlar.</p>



<p><strong>Online Psikolog Hizmetleri Hangi Alanlarda Yardımcı Olur?</strong></p>



<p>Stres, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/anksiyete-kaygi/">anksiyete</a>, <a href="https://www.yankipsikoloji.com/depreson-belirtileri/">depresyon </a>ve diğer duygusal sorunlarla başa çıkmak.</p>



<p><a href="https://www.yankipsikoloji.com/iliskilerde-saglikli-iletisim/">İlişki sorunları ve evlilik danışmanlığı.</a></p>



<p>Özsaygı, özgüven ve kişisel gelişim konularında destek.</p>



<p><a href="https://www.yankipsikoloji.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu/">Travma sonrası stres bozukluğu</a> ve travma sonrası iyileşme.</p>



<p>Bağımlılık ve madde kullanımı ile ilgili sorunlar.</p>



<p>Öfke yönetimi, stres yönetimi ve duygusal denge konularında rehberlik.</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>Çevrimiçi psikolog hizmetleri, online terapi siteleri ve online psikoloji merkezleri, bireylerin kolayca erişebileceği esnek, güvenli ve etkili bir psikolojik destek sağlamaktadır. Online psikologlar, çevrimiçi terapi seanslarıyla insanların duygusal refahlarını artırmak, zorluklarla başa çıkmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek için önemli bir kaynak haline gelmiştir. Eğer siz de online psikolog hizmetlerinden yararlanmak veya online psikolojik danışmanlık almak isterseniz, en iyi online psikologlardan biriyle iletişime geçmek için online psikolog randevusu alabilirsiniz.</p>
<p>Bu Yazı <a href="https://www.yankipsikoloji.com/cevirimici-terapi-psikolog-online/">Çevirimiçi Terapi &#8211; Online Psikolog</a> İlk Olarak Şu Sitede Yayımlanmıştır:   <a href="https://www.yankipsikoloji.com">Yankı Psikoloji</a> Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
